Prof. Dr. Ebru GÜZELCİK URAL

Doğuş Üniversitesi Rektörü




Özgeçmiş

Bilkent Üniversitesi İnsani Bilimler Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde başladığı lisans eğitimini 1993 yılında başarıyla tamamladı. 1994’te Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne Araştırma Görevlisi olarak atandı. 1993 yılında Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Halkla İlişkiler Bilim Dalı’nda başladığı yüksek lisans eğitimini 1995 yılında, aynı enstitü ve aynı bilim dalında 1995 yılında başladığı doktora eğitimini 1999 yılında tamamladı. 2001 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü Halkla İlişkiler Anabilim Dalı’na yardımcı doçent olarak atandı. Aynı yıl ABD’de USC Annenberg School for Communication da misafir öğretim üyesi olarak bulundu. 2002 yılında İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi kadrosuna katıldı. Aynı üniversitede Halkla İlişkiler Bölüm Başkanı, dekan yardımcısı ve Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü görevlerinde bulundu. 2006 yılında Uygulamalı İletişim alanında doçent oldu. 2012 yılında Beykent Üniversitesi İletişim Fakültesi kadrosuna katıldı. Ekim 2018 tarihine kadar Beykent Üniversitesi’nde Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölüm Başkanı, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı ve Rektör yardımcısı olarak görev yaptı. Ekim 2018 tarihinden itibaren Doğuş Üniversitesi’nde Fen Edebiyat Fakültesi İletişim Bilimleri Bölümü öğretim üyesi ve rektör yardımcısı olarak görev yapmaktadır. “Küreselleşme ve İşletmelerde Değişen Kurum İmajı”, “Stratejik Halkla İlişkiler” adlı kitapları, ulusal ve uluslararası alanda çok sayıda makalesi, kitap bölümleri ve bildirisi bulunmaktadır. Uzmanlık alanı Halkla İlişkiler olan URAL’ın ilgilendiği konular; stratejik halkla ilişkiler yönetimi, kurum imajı, kurumsal sosyal sorumluluk, kurumsal iletişim ve itibar yönetimidir.

Konu Özeti

Sosyal medyanın yaşantımıza girmesiyle birlikte, yalan üretiminin arttığı, gerçekten çok sahte imajların önem kazandığı bir çağda, en temel insani değerlerden biri olan dürüstlük de anlamını yitiriyor, gerçek ve hakikat kavramları da önemsizleşiyor ve birer sözcükten öteye gidemiyor. Yalanın yayılımında ve hakikat sonrası toplumun oluşumunda sosyal medya büyük rol oynuyor. Günümüzde geleneksel medyadan daha önemli bir haber kaynağı haline gelen sosyal medyanın kullanıcıları, yalan ve sahte haberin yayılımı konusunda sorumluluk hissetmediğinden yalan ve sahte haber bu mecralarda ışık hızıyla yayılıyor, hakikat giderek önemsiz hale geliyor. Sosyal medyayı en önemli bilgi alma ve sosyalleşme aracı olarak kullanan çocukların hakikat sonrası toplumun sahte ve yalan haber dinamiğinden kuşkusuz en fazla etkilenen kesim olacaktır. Öyle ki sosyal medya platformundaki tüm haberleri gerçek olarak algılayan ve sahte haberlerle manipüle edilen çocukların, bir süre sonra içine girdikleri sosyal medya platformunda kendi gerçekliklerini yaşamaya başlayacağı ve giderek hakikatten uzaklaşacakları, hakikatın olmadığı bir ortamda güven duygusunu yitirme tehlikesiyle karşılaşacakları açıktır. İşte sosyal medyanın yarattığı hakikat sonrası toplumda eğitimcilere büyük sorumluluk ve görev düşmektedir.  Çocukları sosyal medya okuryazarlığı konusunda bilinçlendirmek ve bilinçli tüketici olmalarını sağlamak, bu büyük tehlike karşısında tek çıkış yolu olarak görünmektedir.