Prof. Dr. İnayet AYDIN

Ankara Üniversitesi




Özgeçmiş

1985 Yılında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Eğitim Yönetimi ve Planlaması Bölümünden mezun oldu. 1988 Yılında A.Ü. Eğitim Bilimleri Fakültesi Eğitim Yönetimi ve Planlaması Bölümüne Araştırma Görevlisi, 1993 yılında aynı bölüme Yardımcı Doçent olarak atandı. 1996 yılında 8 ay süre ile YÖK/ Dünya Bankası Milli Eğitimi Geliştirme Projesi kapsamında kazandığı bursla University of Cincinnati’de doktora sonrası araştırmacı olarak çalıştı. 1997’de Doçent, 2003'te Profesör olarak atandı. 2012 yılından bu yana Ankara Üniversitesi Hizmet İçi Eğitim Koordinatörü olarak görev yapmaktadır. Yönetsel Mesleki ve Örgütsel Etik, , Eğitim ve Öğretimde Etik, Kamu ve Özel Kesimde Hizmet İçi Eğitim,  Akademik Etik gibi 10 kitabı, Türkçe ve yabancı dergilerde yayımlanmış çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Avrupa Konseyi ve Başbakanlık Kamu Görevlileri Etik Kurulu işbirliğinde yürütülen “Ethics for the Prevention of Corruption in Turkey-(TYEC1)” ve  “ Project on Consolidating Ethics in the Public Sector in Turkey (TYEC 2)”  projeleri ie Avrupa Birliği ve Hakimler Savcılar Kurulu işbirliğinde yürütülen “Project of Strengthening Judicial Ethics in Turkey” projelerinde danışman ve uzman olarak görev aldı.

Konu Özeti

Mesleki etik, bütün mesleki uğraşların iyi ve doğruya yönlendirilmesi konusunda ilkeler koyan, meslek üyelerinin kişisel arzularını ve belli bir çizginin dışına çıkmalarını önlemeye çalışan, mesleki idealleri geliştiren ve ilkesiz üyeleri meslekten dışlayan bir ilkeler dizgesidir. Eğitim ve öğretim hizmetlerinin topluma profesyonel olarak sunulmasını içeren öğretmenlik,  bir meslek olarak kabul edilen ilk alanlardan biridir ve kendine özgü etik değerleri içermektedir. Eğitim ve öğretimin en temel parçası olan öğretmenlerin meslek etiği ilkelerine sıkı sıkıya bağlı kalmaları, öğrencilerin okuldaki öğrenme süreçlerini iyileştireceği gibi öğrencilerin  hak ve sorumluluklarını öğrenerek daha iyi, katılımcı ve demokratik yurttaşlar olarak yetişmelerine de katkı sağlayacaktır. Öğretmenlik ve etik birbirine çok yakın kavramlardır. Etiğin ve eğitimin doğası gereği bu iki kavram birbirinden ayrı düşünülmemelidir. İdeal bir öğretmen, yalnız kusursuz öğretme yetenekleri ile değil, aynı zamanda yaşama biçimi ile de örnek alınacak ahlaki bir modele dönüşür. Yani bu anlamda toplum öğretmenlerden, öğrettiklerini örnek olarak yaşayan ideal insanlar olmalarını beklemektedir. Bir yandan kendi davranışlarında ideal örnekler göstermesi beklenen öğretmenlerin aynı zamanda okulda öğrencilerin evrensel değerleri öğrenmelerinde en önemli katkıyı yaptıkları da unutulmamalıdır.